KayıtDefterim.Com - Paylaşıyoruz

Tam Versiyon: KURTULUŞ SAVAŞI
Şu anda tam olmayan bir veriyonu görüntülüyorsunuz. Tam versiyonu görmek için, buraya tıklayın
M.KEMAL'İN SAMSUN'A ÇIKIŞI VE ŞUURUN UYANIŞI:

- Mondros Ateşkes Antlaşmasından sonra Pontusçu Rumlar Samsun ve Trabzon çevresinde Türkler'e saldırmaya başladılar.
- Türkler'in kendilerini savunmalarını ise İngilizler güvenliği bozma olarak nitelendirip, Osmanlı Hükümeti'nden bu karışıklığın önlenmesini istediler. Maksatları bu bahaneyle Mondros Ateşkes Antlaşması'nın 7. maddesini uygulayarak buraları işgal etmekti.
- Osmanlı Devleti, Samsun ve çevresindeki karışıklığın önlenmesi için M.Kemal'i 9. Ordu müfettişliğine atadı. Böylece hem M.Kemal İstanbul'dan uzaklaştırılacak hem de Samsun ve çevresindeki kargaşalıklar önlenmiş olcaktı.
- Mustafa Kemal 19 Mayıs 1919'da Samsun'a ulaştı.
- M.Kemal'in düşüncesi; yurdu düşmandan kurtarmaktı. Anadolu'ya resmi bir görevle gitmesi işleri kolaylaştırdı.
- M.Kemal "Ya İstiklal, Ya Ölüm" parolasıyla çalışmalarına başladı.
- Havza'da gerçekleştirdiği ilk mitinginde ordunun dağıtılmamasını silahların teslim edilmemesini duyurdu ve düşman saldırılarının protesto edilmesini bildirdi.
- Milli şuuru uyandırarak, milli teşkilat kurmayı
- İşgaller karşısında alevlenen milli heyecanı bütün yurda yaymayı düşünüyordu.
- Türk milleti ortak amaç etrafında birleşmeden savaşı başlatmak istemiyordu. Çünkü birlik olmanın önemini biliyordu.







İŞGALLERE KARŞI İLK DİRENİŞ:

- Güney cephesinde, Fransızlara karşı Dörtyol'da başladı. (19 Aralık 1919)
- Batı cephesinde, yunanlılara karşı direniş İzmir'in işgali ile başladı. Bergama, aydın, Soma, Nazilli, Ödemiş'te oldu. Ödemiş'te İLK KURŞUN SAVAŞI ile Yunanlılara karşı ilk teşkilatlı savaş yapıldı.








AMASYA GENELGESİ:

- M.Kemal'in amacı: Anadolu ve Rumeli'de kurulmuş olan milli cemiyetşeri tek amaç doğrultusunda birleştirmekti. işte bu düşünceler içinde Amasya Genelgesi'ni hazırladı.
- Amasya Genelgesinde:
- Vatanın içinde bulunduğu durumu
- İstanbul Hükümetinin tutumu
- Bu durumdan nasıl kurtulunacağını ve neler yapılması gerektiğini bildirdi.

MADDELERİ:
- Vatanın bütünlüğü ve milletin bağımsızlığı tehlikededir.
- İstanbul'daki hükümet, üzerine aldığı sorumluluğu yerine getirmemektedir.
- Milletin bağımsızlığını, yine milletin azmi ve kararı kurtaracaktır.
- Milletin durumunu gözden geçirmek ve haklı sesini dünyaya duyurmak için, her türlü etkiden uzak milli bir kurulun toplanması gereklidir.
- Anadolu'nun en güvenilir yeri olan Sivas'ta milli bir kongrenin acele toplanması kararlaştırılmıştır.
- Bu amaçla bütün illerden, milletin güvenini kazanmış ücer delegenin hemen yola çıkarılması gerekmektedir.
- Bu durumun milli bir sır olarak saklı tutulması lazımdır.

ÖNEMİ:
- Kutuluş Savaşı için atılmış önemli bir adımdır.
- Kurtuluş Savaşının ilk defa gerekçesi, amacı ve yöntemi belirtilmiştir.
- Türk milleti'ne egemenliği eline alması için bir çağrıdır.
- M.Kemal yeni bir meclis ve hükümet daha doğrusu yeni bir devlet kurmayı amaçlıyordu.
- Artık millet yönetilmeyecek, yönetecekti.
- M.Kemal, İstanbul, Anadolu'ya egemen değil, bağlı olmalıdır demiştir.








ERZURUM VE SİVAS KONGRELERİ:

Erzurum Kongresi(23 Temmuz 1919):
- Mondros Ateşkes anlaşmasına göre, Doğu Anadolu'daki Sivas, Erzurum, Van, Bitlis, Diyarbakır, Harput illerinde bir karşılık çıkarsa buraları işgal edebileceklerdi. Amaç: Doğu Anadolu'da Ermenilere yurt sağlamaktı.
- Doğu Anadolu halkı, işgallere karşı koyabilmek için Doğu Anadolu Müdafaii Hukuk Cemiyetini kurdu. Cemiyetin, gerçekleştirdiği en önemli iş bütün doğru illerinin temsilcilerinin katılmasıyla, bir kongrenin toplanmasını kararlaştırmış olmasıdır.

MADDELERİ:
1.) Milli sınırlar içinde vatan bir bütündür.
2.) Her türlü yabancı işgal ve müdahelesine karşı ve müdahalesine karşı ve Osmanlı Devletinin dağılması halinde,millet birlikte savunma yapacak ve direnecektir.
3.) İstanbul Hükümeti,vatanın bağımsızlığını sağlayamaz ve koruyamazsa,geçici bir hükümet kurulacaktır.
4.) Milletin idaresini egemen kılmak esastır.
5.) Hrıstiyan azınlıklara,siyasi ve sosyal egemenlik ya dadengemizi bozucuayrıcalıklar verilemez.
6.) Manda ve himaye kabul olunamaz.
7.) Mebuslar Meclisinin hemen toplanmasını vehükümet işlerinin,meclisin denetimine konulmasını sağlamak için çalışılacaktır.

ÖNEMİ:

- Amacı, toplanış şekli bakımından bölgesel, aldığı kararlar bütün yurdu ilgilendirdiği için milli bir kongredir.
- Milli bir hükümet kurmak ve milli egemenliği gerçekleştirmek fikri ilk defa açıkça ortaya konmuştur.Temsil heyetibu amaçla oluşturulmuştur.
- Yeni bir devlet kurma fikri ilk defa ortaya atılmıştır.
- Manda ve himaye kabul edilmeyeceği açıkça igfade edilmiştir.








AMASYA GÖRÜŞMESİ(20-22 Ekim):

- İstanbul'da yasal bir hükümet kuruluncaya kadar Anadolu ile İstanbul'un heberleşmesinin kesilmesini ve hükümet işleri için yazışmalarını Sivas'taki temsil heyeti ile yapılmasını istedi. Damat Ferit Paşa istifa etti.
- Yerine geçen Ali Rıza Paşa Temsil Heyeti ile görüşmek üzere Bahriye nazırı Salih Paşa'yı görevlendirdi.
- M.Kemal ve Rauf Bey ile Bahriye nazırı Salih Paşa arasında yapılan görüşmede alınan kararlar:

1.) Vatanın bütünlüğü ve milletin bağımsızlığı korunacaktır.
2.) Müslüman olmayan topluluklara siyasi egemenlik ve sosyal dengemizi bozacak nitelikte haklar verilmeyecekti.
3.) İstanbul Hükümeti Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyetini tanıyacaktır.
4.) Osmanlı Mebuslar Meclisi Anadolu2ya, İstanbul Hükümeti'nin uygun göreceği güvenilir bir yerde toplanacaktır.

ÖNEMİ:
- İstanbul Hükümeti Amasya görüşmesine temsilci göndermekle, Temsil Heyetinin hukuki varlığını tanımış oluyordu.
- İstanbul Hükümeti yukarıda alınan kararlardan sadece Mebuslar Meclisi'nin toplanmasını kabul etti.
M.KEMAL VE TEMSİL HEYETİ'NİN ANKARA'YA GELİŞİ(27 Aralık 1919):

- M.Kemal gelişmeleri yakından izleyebilmek için Temsil Heyeti ile birlikte Ankara'ya geldi.
Çünkü;
- Ankara her bakımdan güvenlikte idi.
- İstanbul ile rahat ulaşım ve haberleşme olanağına sahipti.
- Yunanlılar ile yapılacak savaş alanına yakındı.







SON OSMANLI MEBUSLAR MECLİSİ, MİSAK-I MİLLİ ve İSTANBUL'UN İŞGALİ:

a.) Son Osmanlı Mebuslar Meclisi ve Misak-ı Milli (29 Ocak 1920):
- Padişah Vahdettin, Mondros Ateşkes Antlaşmasının, uygulamaya konulduğu günlerde Mebuslar Meclisi'ne kapatmıştı.
- Amasya görüşmelerinde ise yeniden açılması kararı alındı.
- Mebuslar Meclisi için yapılan seçimleri, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'ni adayları ya da desteklediği kişiler çogunlukla kazandılar.
- M.Kemal, tüm çabalarına rağmen Mebuslar Meclisinin, İstanbul dışında güvenlikte olan bir ilde toplanması hükümete kabul ettirmemiştir. Biliyordu ki İstanbul'da toplanacak meclis, uzun süreli calışmaz ve serbestçe kararlar alamaz. Zamanla gelişen olaylar ne kadar haklıolduğunu gösterecektir.
- M.Kemal seçilen bir kısım mebuslarla Ankara'da görüştü. Misak-ı Milli esasları kararlaştırıldı.
- Mebuslar MEclisi 12 Ocak 1920'de İstanbul'da toplandı. Temsil Heyeti taraftarı Mebuslar, Felah-ı Vatan grubunu oluşturdular. Bu grup Misak-ı Milli adlı belgeyi hazırladılar.

b.)Misak-ı Milli:

Maddeleri:
1.) 30 Ekim 1918 Mondros Ateşkes Antlaşmasının imzalandığı sırada Türk askerinin koruduğu Türk vatanının tümü, ayrılık kabul edilemez bir bütündür.
2.) Kendi istekleri ile anavatana katılmış olan Kars, Ardahan, Batum ve Artvin'de gerekirse gene halkın oyuna başvurulabilir.
3.) Batı Trakya'nın durumunun tespitinde halkın oyuna başvurulmalıdır.
4.) İstanbul'un güvenliği sağlandıktan sonra Boğazların dünya ticaretine ve ulaşımına açılmasında, bizimle ilgili devletlerden verecekleri karar geçerli olmalıdır.
5.) Azınlıkların hakları, komşu ülkelerdeki müslüman halkın da aynı haktan yararlanmaları şartı ile kabul edilecektir.
6.) Milli ve ekonomik gelişmemizi engelleyip siyasi, mali, ve adli sınırlamalar(kapitülasyonlar) kaldırılmalıdır.

ÖNEMİ:
- Erzurum ve Sivas Kongrelerinde alınan kararlar Mebusan Meclisi tarafından kabul edilmiştir.
- Türk vatanının bugünkü sınırları tespit edilmiştir.
- Böylece Kurtuluş Savaşı'nın dayandırılacağı ilkeler açıkça ortaya konmuştur.
- Amasya görüşmelerinden sonra milli micadeleye meşruluk kazandıran ikinci ve daha önemli belgedir.

c.) İstanbul'un İşgali (16 MArt 1920):
Misak-ı Milli kararlarına kızan İtilaf devlerleri Türklere gözdağı vermek için;
- İstanbul'u işgal ettiler.
- Mebuslar Meclisini basarak Temsil Heyeti'nin görüşleri doğrultusunda çalışan mebusları tutukladılar. Bazıları Anadolu'ya kaçtılar. Bazıları Malta adasına sürgüne gönderildi.
- Anadolu'ya sürdürülen milli mücadeleden vazgeçilmezse İstanbul'u tamamen alacaklarını bildirdiler.
- Vahdettin Mebuslar Meclisi'ni kapattı.
- Ali Rıza Paşa, Hükümet başkanlığından istifa etti. Salih Paşa Hükümeti kuruldu. O da istifa etti ve yerine Damat Ferit Paşa geçti.
- İstanbul'un işgalini, Manastırlı Hamdi Efendi adında yurtsever bir telgrafçı M.Kemal'e bildirdi.

ANADOLU'NUN TEPKİSİ:
M.Kemal bu olay üzerine:
1.) Durumu vatanın her tarafına duyurdu ve protesto etti.
2.) İstanbul ile telgraf ve telefon haberleşmesinin kesilmesini istedi.
3.) İşgal güçlerinin İstanbul ve Adana'dan Anadolu'ya yapacakları sevkiyata engel olmak için Geyve ve Ulukışla demiryollarını tahrip ettirdi.
4.) Anadolu'dan İstanbul'a her türlü mali kaynak gönerimi oldu.

İŞGALİN SONUCU:
- TBMM'nin açılmasına imkan hazırlandı.
- Osmanlı saltanatının bir nevi sonu oldu.









TBMM'NİN AÇILMASI (23 NİSAN 1920):

- İstanbul'un işgali ve Mebuslar Meclisi'nin kapatılması üzerine M.Kemal, Temsil Heyeti adına yayımladığı bir emirle, Ankara'da olağanüstü yetkilere sahip bir meclisin toplanacağını duyurdu.
- Seçimler yapıldı. Seçilen milletvekilleri ile İstanbul'dan kaçabilen milletvekilleri Ankara'da toplandı ve TBMM açıldı. Meclis, M.Kemal tarafından verilen önergeyi kabul etti.
Buna göre;
1.) Hükümet kurmak zorunludur.
2.) Geçici olarak bir hükümet başkanı tanımak ya da padişah vekili atamak doğru değildir.
3.) Meclis'te toplanmış olan milli iradeyi, vatanın geleceğine el koymuş olarak tanımak temel ilkedir. TBMM'nin üstünde bir güç yoktur.
4.) TBMM, kanun yapma ve yürütme yetkilerini kendinde toplamıştır.
5.) Meclis'ten seçilecek ve vekil olarak görevlendirilecek bir kurul hükümet işlerie bakar. Meclis Başkanı, bu kurulun da başkanıdır.
- Böylece millet egemenliğine dayanan yeni Türk Devleti'nin temelleri atılmış oldu.
- Yönetimde millet söz sahibi olduğu için devletin adı da Cumhuriyet olmalıydı.
- M.Kemal TBMM başkanlığına seçildi.
- Hükümetin kurulmasına karar verildi. 3 Mayıs 1920'de TBMM Hükümeti kuruldu. Avrupa devletlerine, İstanbul Hükümeti ile yapacakları antlaşmaların geçersiz olduğunu bildirdi.
- 20 Ocak 1921'de ilk Anayasa hazırlandı.
- Meclisin başkanı aynı zamanda hükümetin de başkanıydı. Hükümet üyeleri(bakanlar) mecliste yapılan oylamalarla belirleniyordu.
- Yasama, yürütme, yetkisi meclise aitti. (kuvvetler birliği)







TBMM'NE KARŞI İSTANBUL HÜKÜMETİ'NİN TUTUMU VE AYAKLANMALAR:

- Bu sırada Damat Ferit Paşa yeniden sadrazam olmuştu. TBMM'nin açılmasını istemiyordu. M.Kemal ve arkadaşlarının yürüttükleri mücadelenin yanlış olduğunu savunuyordu.
- M.Kemal hakkında idam kararı çıkardılar.
- Halkın dini duygularını istismar ederek dini silah olarak kulanmışlardır. Şeyhülislamdan fetva çıkararak M.Kemal'in mücadelesini padişaha karşı gelme olarak nitelemiş ve dine aykırı davranışlarının ölümle cezalandırılması gerektiğini duyurmuşlardır.
- Milli kuvvetleri yok etmek için Kuva-yi İnzibatiye adıyla yeni bir ordu kuruldu.
- Bu ayaklanmaları işgal kuvvetleri de destekledi.
- İstanbul Hükümeti ve İngilizlerin kışkırtmasıyla birçok ayaklanma çıkmıştır.

TBMM'nin Ayaklanmaları Bastırmak İçin Aldığı Önlemler:
- Ayaklanmalar Kuva-yi Milliye bilikleri tarafından bastırıldı.
- Damat Ferit Paşa vatan haini ilan edildi.
- TBMM Hıyanet-i Vataniye Kanunu'nu çıkardı. İstiklal mahkemeleri kuruldu.
- Ankara müftüsü Rıfat Hoca ile 150 din adamı, İstanbul'daki fetva'ya karşı bir fetva yayınlayarak milli mücadelenin dine aykırı olmadığını duyurdular.








SEVR ANTLAŞMASI (10 Ağustos 1920):

-1. Dünya Savaşı'nı kazanan devletler,yenilgiye uğrattıkları Almanya, Avusturya-Macaristan ve Bulgaristan ile barış antlaşmaları hemen imzaladıkları halde Osmanlı Devleti ile yapacakları antlaşmayı ertelemişlerdi. Çünkü;
- Osmanlı Devleti'ni paylaşma konusunda anlaşamamışlardır.
- İtilaf Devletleri Ocak 1919'da toplanan, Paris Barış Konferansında Osmanlı Devleti'nin parçalanmasını kararlaştırdılar. Ana hatlarını San Remo Konferansı'nda belirlediler.
- Antlaşmanın imzalanmasını çabuk laştırmak amacıyla Yunan ordusu Trakya'dan saldırıya geçti.
- Antlaşma Saltanat Şurası'nda incelendi. Rıza Paşa'dan başka hepsi kabul ettiler. Paris'in Sevr mahallerinde 10 Ağustos 1920'de antlaşma imzalandı.

MADDELERİ:
1.) İstanbul dışında bütün Trakya, Yunanistan'a bırakılacak
2.) Suriye ve Lübnan, Fransa'ya terk edilecek.
3.) Arabistan ve Irak, İngiltere'ye bırakılacak.
4.)İstanbul, Osmanlı Devletinin başkenti olarak kalacak, fakat azınlıkların hakları korunmazsa, burası Türklerin elinden alınacaktı.
5.) Doğu Anadolu'nda iki yeni devlet kurulack.
6.) Boğazlar, savaşta ve barışta bütün devletlerin gemilerine açık bulundurulacak.
7.) İzmir, Türklerde kalacak, fakat yönetimi Yunanlılara bırakılacak.
8.) Azınlıklara çok geniş haklar verilecek.
9.) Osmanlı Devletinin bütün gelir kaynakları, İtilaf Devletlerinin işgal masfarlarına ve savaş tazminatını ödemeye harcanacak. Osmanlı Devletinin maliyesi, İtilaf Devletlerinin tayin edeceği bir komisyonun elinde olacaktı.
10.) Osmanlı Devletinin en çok 50.000 kişilik bir ordusu olacak, ordunun ağır silahları, uçakları ve savaş gemileri olmayacaktı.
11.) Kağitülasyonlardan bütün devletler yararlanacaktı.
Referans URL