Cevap Gönder  Konu Gönder 
Bel Fıtığı
Yazar Mesaj
teyfo
Forum Yönetici
*****



Üye Bilgileri
Rütbe : Forum Yönetici
Nereden : Ankara
Yaş :26
Mesaj Sayısı : 1,239
Açtığı Toplam Konu: 99
Katılım Tarihi : Jul 2007
Durum : Çevrimdışı
Rep Ver :
Rep Puanı : 90
Mesaj: #1
Bel Fıtığı

BEL FITIĞI NEDİR?

Bel bölgemizde bulunan omurgaların arasındaki kıkırdak yapının yırtılarak, omurilikten çıkan sinirleri sıkıştırmasıdır. Önce şiddetli bel ağrısı, daha sonrada ayağa yayılan ağrıyla ortaya çıkar. Yatak istirahati ve bazı ağrı kesicilerle tedaviye rağmen, ağrısı geçmeyen, sosyal yaşantısı etkilenen ve ayakta felçler ortaya çıkan hastalarda uygulanan cerrahi girişimler bu gün hızla gelişmekte, hasta kısa sürede eski yaşantısına dönmektedir. Tedavisinde gecikilen vakalardaysa, ağrılar ve felçler kalıcı olmaktadır.

OMURGANIN YAPISI

Kafa tabanından, kuyruk sokumuna kadar devam eden kemik sistemine omurga denir. Omurga Yastıkçık (disk) dediğimiz kıkırdaklarla birbirine bağlanmış omur cisimciklerinden meydana gelir. Bu karmaşık yapının ortasında omurilik bulunur ve beyinden gelen emirleri , sinirler vasıtasıyla çevre organlara iletir. Omurga aynı zamanda gövdenin dik durmasını sağlayan kemik sistemidir.



Vücut ağırlığının 2/3 kadarına taşıma görevi görür. Bu zorlu görevi sadece omur ve yastıkçık dediğimiz kemik ve kıkırdak sistemiyle değil, bunlar arasındaki bağ dokusu, sırt adeleleri ve karın adelelerinin gücüyle sağlar. Beş adet bel omuru bulunur.

İNTERVERTEBRAL DİSK MESAFESİNİN YAPISI

İntervertebral disk dediğimiz yapı, kısaca omurgalar arası yastıkçık olarak adlandırılır. Omurgalar arası bir eklem olması yanında, omurgalara binen yükü emici göreve sahiptir.

Yapısına baktığımızda 3 ayrı kısma ayrıldığını görürüz:

1-Kıkırdak doku: Alt ve üst omurgalara bütünüyle yaslanan ve tüm omurga genişliğindeki kıkırdak yapıdır. Her iki omurga arasındaki çekirdek kısmı sınırlar.
2-Bağ dokusu (anulus ): Ortadaki çekirdek kısmı çepeçevre saran kuvvetli bir yapıdır. Bu elastik bağ dokusu omurganın ön kısmında en kuvvetli, omurilik ve sinirlerin yer aldığı arka kısım ve özellikle yanlarda daha zayıftır.
3-Çekirdek kısım (nukleus): Jelatin kıvamında , su içeriği fazla bir yapıdır. Çevresini saran elastik bağ dokusuyla birlikte, omurgaya binen basıncı karşılar.



Çekirdek dediğimiz kısmın , bağ dokusu dediğimiz elastik kısmı yırtarak, omurilik kanalı ve sinir köklerine bası yapacak tarzda yırtılmasına bel fıtığı diyoruz. Bu yırtılma sonucu çekirdek kısım sadece bağ dokusunu omuriliğe doğru ittiği gibi (en hafif şekli -bulging) , bağ dokusunun tam yırtılmasıyla omurilik kanalında serbest parçacık şeklinde yer alabilir (en ağır durum- akmış, serbest disk).


İnsAnin HaYaL güCü CeSaReTiNin SıNıRLarıNı AşAr...





BOYKOT

27-12-2007 05:00 AM
Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
Teşekkür Edenler juju (27-12-2007 07:57 PM), azmiii (27-12-2007 08:26 PM), zrf (02-01-2008 02:47 AM)


teyfo
Forum Yönetici
*****



Üye Bilgileri
Rütbe : Forum Yönetici
Nereden : Ankara
Yaş :26
Mesaj Sayısı : 1,239
Açtığı Toplam Konu: 99
Katılım Tarihi : Jul 2007
Durum : Çevrimdışı
Rep Ver :
Rep Puanı : 90
Mesaj: #2
RE: Bel Fıtığı

BEL FITIĞINDA RİSK GRUPLARI VE HASTALIĞIN SOSYAL YÖNÜNE BAKARSAK

-Çalışma hayatında işgücü kaybına neden olan hastalıklar arasında %25 oranında bel fıtığı görülür. Bu hastaların iş gücü kaybı bazan 6 aya kadar uzamakta ve bu dönem ne kadar uzarsa tam kapasiteyle eski işlerine dönme oranı azalmaktadır.
-Hayatının belli bir döneminde bir kez bel ağrısı geçiren kişilerin , 1/3 de ayağa vuran siyatik ağrıları ortaya çıkmakta ve bel fıtığı gelişmektedir.
-Hayattın 30-50 yaş arasında bel fıtığı gelişme riski daha yüksektir. 60 yaşından sonra daha çok, birden fazla geçirilen bel fıtığına bağlı olarak, dar kanal dediğimiz diğer bir klinik durum söz konusudur.
-Erkek kadın arasında hastalığa yakalanma oranında fark yoktur. Ancak hamilelikte, özellikle aşırı kilo alınması sonucu bel omurlarındaki basınç artarak, risk yükselmektedir.
-Şişmanlarda hastalık daha yüksek oranda görülür ve tedavisi daha zordur.
-Sigara içilmesinin yırtılan kıkırdağın beslenmesinin bozulmasına neden olarak, düzelmede olumsuz etkisi vardır.
-Bazı meslek gruplarında hastalığa yakalanma oranı daha fazladır: Ağır yük taşıma ve bedene yük bindiren meslekler, uzun süre otomobil kullananlar, masa başında sürekli oturma gerektiren meslekler.
-Sosyo- kültürel farkı daha yüksek kişilerde hastalık hangi aşamada rastlanırsa rastlansın, tedavi olasılığı daha yüksektir.
-Düzenli egzersiz yapanlarda , özellikle bel ve karın kasları gelişmiş kişilerde hastalığa daha az rastlanır.

KLİNİK EVRELEME
Bel fıtığı nedeniyle tedavi edilecek hastalar aşağıdaki evrelerden herhangi birinde bulunur

1- Ani bel ve veya ayak ağrısı, yatak istirahati ve ilaçlarla rahatlama oluyor.
2- Ağrılı dönemler tekrarlıyor, kısmen rahatlama oluyor, fakat sıklıklar artıyor ve düzelme süresi uzamaya başlıyor.
3- Sosyal, iş ve aile yaşantısının zora sokan ağrılı dönemler, hasta bu durumdan çok şikayetçi. İlaç tedavisi ve istirahate cevap vermiyor.
4- Yukarıdaki 3 durumdan biriyle birlikte, ayakta ortaya çıkan kuvvetsizlik, duyu kaybı, idrar ve dışkılama problemleri. Çekilen MR da , şikayetleri net olarak açıklayan bel fıtığı.
5- Yerleşmiş bel ağrısı, genellikle yaşlı hasta , yürüdüğü zaman ayaklarında ortaya çıkan kesiklik,ağrı ve duyu kusurları. MR�da birden fazla seviyede geçirilmiş bel fıtıklarına bağlı, omurilik kanalının daralması.
6- Hiçbir şikayeti kalmamış hastada , MR da görülen bel fıtığı.
7- Hastanın ağrıları geçmiş, ancak kalıcı kuvvetsizlik ve idrar problemleri mevcut



HASTALIĞIN TANISINDA:Klinik muayene bulguları, direkt röntgen, MRİ ( Manyetik Rezonans), CT( Bilgisayarlı Tomografi) sıklıkla kullanılır. EMG dediğimiz sinirlerin elektrofizyolojik tetkiki nadiren gerekir.

YATAK İSTİRAHATİ
Evre 1-2-3-4

İLAÇ KULLANIMI
Evre 1-2-3-4-5

FİZİK TEDAVİ VE EGZERSİZ
Evre 1-2-3

CERRAHİ TEDAVİ
Evre 3-4-5

Evre 6 da risk faktörleri üzerinde durulur ve egzersiz programı uygulanır.
Evre 7 de bulgular kalıcı olduğu için cerrahi tedavi uygulanması gereksizdir. Ancak, ayaklarda felç ve idrar � dışkılama kusuru saatler önce başlamış hastalarda ilk 12-24 saat arası acil cerrahi tedavi uygulanabilir.


İnsAnin HaYaL güCü CeSaReTiNin SıNıRLarıNı AşAr...





BOYKOT

27-12-2007 05:13 AM
Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
Teşekkür Edenler juju (27-12-2007 07:57 PM)
teyfo
Forum Yönetici
*****



Üye Bilgileri
Rütbe : Forum Yönetici
Nereden : Ankara
Yaş :26
Mesaj Sayısı : 1,239
Açtığı Toplam Konu: 99
Katılım Tarihi : Jul 2007
Durum : Çevrimdışı
Rep Ver :
Rep Puanı : 90
Mesaj: #3
RE: Bel Fıtığı

TEDAVİ PRENSİPLERİ 4 ANA BAŞLIKTA ÖZETLENEBİLİR

-YATAK İSTİRAHATİ : EVRE 1-2-3-4
-İLAÇ KULLANIMI: EVRE 1-2-3-4-5
-FİZİK TEDAVİ ve EGZERSİZ: 1-2-3
-CERRAHİ TEDAVİ: EVRE 3-4-5


YATAK İSTİRAHATİ:
ilk 4 evrede de kısmen fayda sağlar. Özellikle 1. evredeki hastalar için vazgeçilmezdir. Tedavi planında özellikle başlangıçtaki yatak istirahati çok önemlidir. Omurgalar arasında yırtılan kıkırdağın omurilik ve sinirleri sıkıştıran kıkırdağın yapısı % 80 oranında su içerir. Hareketsizlik ve istirahat altında yırtılan kıkırdağın su içeriğinin vücut tarafından emilmesiyle, kıkırdağın hacmi küçülür ve sinire olan bası azalır. Ayrıca iki omurga arasındaki kıkırdaktaki basınç yatan insanda 1 kabul edilirse, ayağa kalkıldığında 2, oturma durumunda 4 misline ulaşır. Görüldüğü gibi hem kıkırdağın su kaybederek küçülmesi ve bu arada omurgalara yansıyan basıncın düşük olması için, bel fıtığının başlangıcında kesin yatak istirahati gerekir. Ancak bu istirahat 5 günü geçmemelidir. Uzatıldığında adelelerde hareketsizliğe bağlı erimeler başlar ve aktif hayata dönen kişide zorluklar yaratır.

İLAÇ KULLANIMI:
1-2-3-4-5 evrelerde kullanılır. Yatak istirahatine ek olarak bazı analjezik- antienflamatuar ve adele gevşetici ilaçların kullanımından hastalar fayda görür. Bu ilaçlar ağrı kesici özellikleri yanında, yırtılan kıkırdak ve bası altındaki sinir kökünün çevresindeki ödemide çözerek etki ederler. Adele gevşetici ilaçların ise sadece kesin yatak istirahati yapanlarda kullanılması önerilir. İşine dönen, günlük aktivitesine devam eden hastalarda kullanılması, adelelerin gevşemesiyle, omurgalara daha fazla yük binmesine neden olarak , bel fıtığı oluşmuş mesafede basıncı arttırabilir. Buda yırtılan yastıkçığın iyileşmesini engeller. Bel fıtığı nedeniyle kullandığımız bütün ilaçların uzun süreli kullanımda, özellikle karaciğer fonksiyonlarını bozmak ve mide ülseri gibi hastalıkları alevlendirmek gibi yan etkileri vardır. Kullanımları mutlak hekim kontrolünde yapılmalıdır.

FİZİK TEDAVİ VE EGZERSİZ:
Bel fıtığı sonucu oluşan adele spazmı ve ödemi çözmek için kullanılır. Egzersizlerle de amaçlanan karın ve sırt kaslarının gücünü arttırarak, omurganın kemik sitemine düşen gücün dengeli dağılımını sağlamaktır.



Egzersiz programı başlangıçta 3-5 dakika gibi kısa süreli başlar. Gün geçtikçe süresi arttırılır. Ameliyat sonrasıda aynı egzersiz programı kullanılmaktadır.

CERRAHİ TEDAVİ:
Yırtılan yastıkçığın , sinirlere ve omuriliğe olan basısını ortadan kaldırmayı amaçlar. 3-4-5 . evrelerdeki hastalarda cerrahi uygulanmalıdr Bu gün için bilinen cerrahi teknikler :
Klasik diskektomi
Mikrodiskektomi
Endoskopik diskektomidir.
Bize göre artık klasik diskektomi tarihe karışmıştır. Mikrodiskektomi ve endoskopik diskektomi tercih edilmesi gereken yöntemlerdir. Hastaların kısa sürede işlerine dönmesi, ameliyat sonrası rahat bir nekahat dönemi geçirmesi gibi hastaların en büyük beklentilerini karşılayan bu yöntemler, ilerde fıtığın tekrarlama oranınıda en aza indirmektedir. Hastanemizde gerçekleştirilen bel fıtığı ameliyatlarında her ikiside kullanılmaktadır. Hastanın ben şu yöntemi istiyorum demesi yeterli değildir. Size uygulanacak tekniği mevcut durumunuz ve filimlerdeki görüntü sonrası biz seçmekteyiz. Her iki ameliyat tekniğininde kendine göre avantaj ve dezavantajları göz önüne alınarak, size en uygunu seçilmekte ve uygulanmaktadır.
Ancak endoskopik diskektominin avantajları ve uygulama alanı hızla artmaktadır. Bizim hastanemizde Alman Storz firmasının Destandau cihazı kullanılarak bu ameliyat yapılmaktadır. Çünkü bu yöntemde, omurilik kanalı içindeki serbest fıtık parçalarıda rahatlıkla görülüp çıkarılmakta, iki omurga arasına sokulabilen görüntü kamerasıyla içerde kalan fakat hastayı rahatsız etmesede daha sonra tekrarlamalara neden olabilecek parçaların çıkarılmasına olanak tanınmaktadır. Diğer hiçbir endoskopik bel fıtığı ameliyatında bu avantajlar mevcut değildir. Ayrıca bütün bel fıtıklarının % 10 kadarını oluşturan yan yerleşimli fıtıklar bu endoskopik teknikle hiç zarar vermeden kolayca çıkarılmaktadır.

Ameliyata pozitif katkıda bulunan etkenler:

-Hastanın şikayetleri, muayenesi ve çekilen MR arasında uyumluluk
-Bası gelişen sinir dokusunda hasar tam yerleşmeden ameliyat edilmesi
-Hastanın normal kilolu olması.
-Hastanın diabetik ve hipertansiyonu bulunmaması
-Hastanın ağrı eşiğinin normal olması
-Hastanın tedavi prensiplerini iyi anlayarak, hekimine güvenmesi. Parasal problemlerin hastayla hekim arasında sorun teşkil etmemesi.
-Hastanın ameliyat sonrası rehabilitasyon programını anlayabilecek düzeyde psikolojik yönden stabil olması.
-Hastanın ameliyat nedeniyle başka çıkarlar beklememesi (örneğin bu ameliyattan sonra emekli olmayı bekleyen kişi.)
-Cerrahın tecrübesi ve hastaya uygun ameliyat yöntemini seçebilmesi


İnsAnin HaYaL güCü CeSaReTiNin SıNıRLarıNı AşAr...





BOYKOT

27-12-2007 05:23 AM
Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
Teşekkür Edenler juju (27-12-2007 07:57 PM)
teyfo
Forum Yönetici
*****



Üye Bilgileri
Rütbe : Forum Yönetici
Nereden : Ankara
Yaş :26
Mesaj Sayısı : 1,239
Açtığı Toplam Konu: 99
Katılım Tarihi : Jul 2007
Durum : Çevrimdışı
Rep Ver :
Rep Puanı : 90
Mesaj: #4
RE: Bel Fıtığı

AMELİYAT ÖNCESİ GEREKLİ TETKİKLER NELERDİR?

Ayrıntılı klinik muayene, direkt röntgen ve Bel bölgesinin MR tetkiki mutlaka gereklidir. Bel bölgesinin Bilgisayarlı Tomografisi, EMG (sinir elektrosu) ve romatizmal laboraruar testleri bazen lazım olabilir.

AMELİYAT SONRASI AYAĞIM FELÇ OLURMU?

Ayakta ameliyat sonrası felç gelişmesi kullandığımız mikrocerrahi ve endoskopik diskektomi teknikleriyle mümkün değildir. Ancak çok geciken ve ameliyat olmama konusunda ısrarcı hastaların bir çoğunda, sinirin sıkışarak beslenmesinin bozulması sonucu , ayakta ileri derecede kuvvetsizlik gelişir ve bu durum yeterince uzun sürerse, ameliyat sonrasıda kalıcıdır. Bu gecikme 3 ay- 3 hafta- hatta 3 saat bile olabilir. Ameliyat hastanın sıkışan sinirindeki hasar oluşmasını önler. Oluşmuş sinir hasarını düzeltmez. Dolayısıyla ameliyat sonrası ağrıları geçen ve ayağa kalkan hasta, ameliyat öncesi kuvvetsizlik gelişmiş ayağının düzelmediğini görerek, felç olduğunu düşünür.

AMELİYAT SONRASI BEL FITIĞIM TEKRARLARMI?

Ameliyat sonrası aynı mesafeden fıtığın tekrarlaması %5-7 oranındadır. Bu oran endoskopik görüntüleme yönteminin kullanılmasıyla %1-2 oranına düşer. Ancak bir üst veya alt mesafelerden bel fıtığının tekrarlamasına daha çok rastlanır. Bu durum hastanın genetik özellikleri, çalışma şartları, sigara içilmesi, kilo alması gibi birden fazla etkene bağlıdır.

AMELİYAT SONRASI AĞRIM OLACAKMI?

Benim uyguladığım teknikte ameliyat biterken tüm cerrahi saha lokal anestezik maddelerle uyuşturulduğu için 4-6 saat hiç ağrı hissetmeyeceksiniz. Takiben belinizde orta derecede ağrı olacak, ağrı kesiciler genelde yeterli olacaktır. Ancak bu durum kişinin ağrı eşiğiyle ilgili olup, değişkendir. Ağrı eşiği düşük hastalarda, yağa emdirilmiş morfin uygulamasıyla, ilk saatlerdeki ağrı kesilmesini uzatmaktayız.

AMELİYAT SONRASI EVE DÖNÜNCE NELERE DİKKAT ETMELİYİM?

Eve dönerken, arabanın ön koltuğunun yatırılmasıyla şöförün yanına düz olarak uzanmaları en kolay ve rahat yöntem olarak gözüküyor. 7-10 gün arasında yatak istirahati önermekteyiz. Bu dönemde, ihtiyaçlar dışında oturmayı tavsiye etmiyoruz. Hasta evin içinde ayakta dolaşabilir veya yatar. Oturma pozisyonu belin dik olmasıyla kolaylaşır, bunun için daha yüksek sandalye tercih edilmelidir. Verilen ağrı kesici ilaçların düzenli olarak kullanılması , ağrıyı gelmeden önlediği için daha etkilidir. 4 veya 5. gün yıkanabilirsiniz. Özel dikiş tekniğiyle yara bakımı ve pansuman gerekmez. Diyet konusunda bir kısıtlama yok, ancak ameliyat olan hastalarıma kilo almamaları konusunda uyarıyorum. Çünkü vücut ağırlığımızın 2/3 kadarını karşılayan bel bölgesidir. Bu ağırlığın ve yükün artmaması hastanın lehinedir. Gelen ziyaretçilerin uzun süreli kalması ve özellikle öpüşme adeti bence sakıncalı. Ameliyat sonrası bağışıklık sistemimizin yara iyileşmesi gibi oldukça ciddi bir uğraşı nedeniyle, basit viral enfeksiyonlar dahi hastada daha ağır geçebilir, yükselen ateşin sebebi bir gribal enfeksiyonmu, yoksa yaranın iltahabımı anlaşılması zorlaşır. 10. günden sonra evden dışarı çıkarak, yürüyüşlere başlayabilirsiniz. Önerilen egzersiz lerede 2. haftadan itibaren başlayabilirsiniz. Araba kullanmayı 3. haftadan itibaren başlamanızı öneririm. Cinsel yaşantınız, 2.haftadan itibaren normale dönebilir. Ağır yük kaldırmak gibi işleri olmayanlar, 2-3.haftadan itibaren işlerine dönebilirler.

AMELİYAT SONRASI BEKLENTİLER VE KISIR DÖNGÜ:

Ameliyatın bitmesini takiben ilk saatlerde, hasta ve yakınlarının � sağ salim ameliyat bitti� beklentisi gerçekleşir ve rahatlarlar. Özellikle bel fıtığına bağlı ayak ağrısının geçmesi, hastanın hekimine ve yapılanlara güvenini sağlar. Ertesi gün eve giderken, ameliyattan beklediği zorlukların yanında, �ben neden bundan korktum?� da � bunca zaman bekledim� , pişmanlığını yaşanır. Eve dönerek istirahat döneminin başlamasıyla, birdaha böyle bir hastalıkla karşılaşmamak konusunda kendisiyle hesaplaşmaya başlar. O anda farkına vardığı şey, gün içinde karşılaşacağı bir çok davranış şekli ve uygulamalarının yanlışlığıdır. Yanlış ağır yük kaldırmak, tezcanlı davranışlarıyla hastalığını tekrar canlandırmak gibi bir korkuya kapılır. Kafasında beliren ve gelecek yaşantısını kısıtlayacak gibi görünen bu davranış biçimleri karamsarlık yaratır. Bu dönemde psikolojik destek gereklidir. Hastalığının tekrarlayacak korkusuna kapılmaması konusunda yardım gerekmektedir. İşte tam bu dönemde ilk kontrolü için hekimiyle karşılaşması çok önemlidir. Kafasında şüphe uyandıran her konuda tam ve doğru cevap alırsa üzerindeki karamsarlığı atar. Eğer verilen cevaplardan tatmin olmassa, hastalığının tekrarlama korkusuyla gerçekte var olmayan ağrılar ortaya çıkar, karın ağrısı, baş ağrısı gibi her tür şikayetinin altında bel fıtığının yattığını düşünür. Bu kısır döngü döneminin atlatılması, hastanın görevlerini yeterince yerine getirebilmesi konusunda desteklenmesiyle mümkündür. Gerekirse günlük işlerini nasıl gerçekleştirmesi konusunda yeni yöntemler ve uygulamalar bularak, işe yararlılığı konusunda öz güveni sağlanmalıdır. İlk aylarda hastalığım tekrarladımı korkusuyla geri gelen bir çok hastamda saptadığım ilk şey bu karamsarlık kısır döngüsüdür. Bu dönemi atlatan hastalarda hastalık 2-3. aylardan itibaren kendisini unutturmayan başlar ve kişi yeni yaşamına adapte olur.

AMELİYAT SONRASI HAMİLE KALABİLİRMİYİM:

Ameliyat sonrası komplikasyon gelişmeyen ve mevcut kilosunu koruyan hastalar 6ay- 1 sene sonra hamile kalabilir ve normal doğum yapabilirler.


İnsAnin HaYaL güCü CeSaReTiNin SıNıRLarıNı AşAr...





BOYKOT

27-12-2007 05:26 AM
Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
Teşekkür Edenler juju (27-12-2007 07:57 PM), Night_Vision (11-05-2008 11:33 PM)
hanseate79
Üye



Üye Bilgileri
Rütbe : Üye
Nereden :
Yaş :Belirsiz
Mesaj Sayısı : 1
Açtığı Toplam Konu: 0
Katılım Tarihi : May 2008
Durum : Çevrimdışı
Rep Ver :
Rep Puanı : 0
Mesaj: #5
RE: Bel Fıtığı

Selamlar,


ben 29 yasında bır ögrencıyım. acıkcası almanyadan buraya okumaya geldım 2007 yılında ankara' ya.
yabancı uyruklu oldugum ıcın tedavılerın hepsı 100% karsılanıyormus.

ben 2006 yılında bel fıtıgından rahatsızlandım ve almanya' da 6 aya yakın rehabılıtasyona gıttım. o aralar gayet ıyılesmıstı.
benım rahatsızlıgım l3 ve l4 arasındadı.

ve son haftalarda burada baya rahatsızlastı yıne. mr sonuclarımda' da bu gözükmekteydi. sımdı doktorlar amelıyat dıyor cünkı baya zedelenme olmus ve almanaydakı tıp bölümündekı doktorlara gönderdıgım mr raporunun karsılıgındada kendılerı bu amelıyatı tavsıye edıyor.

sımdı benım sorum sızlere sudur:

ankara üniversştesi ögrencısı olarak nerede ameliyat olmamı önerırsınız?
ve ne tür amelıyat sekıllerı var bılmıyorum. sımdı ıbn-ı-sınada hasta dosyam var ve orada uzman ekıp bulunuyormu bılmıyorum. varsa güvenılır ve tecrübelımı bılmıyorum. egerkı bana bu konuda yardımcı olursanız cok sevınırım.

sarimurat@gmx.de


hanseate79, May 2008 'den beri KayitDefterim.Com üyesidir...
İmzanızı düzenlemek istiyorsanız Sadece kayıtlı kullanıcılar linkleri görebilir.Forumumuzdan daha kaliteli hizmet alabilmek için üye olunuz ya da üyeliğiniz varsa giriş yapınız. tıklayın.
11-05-2008 05:36 PM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
midnight
Melancholic
******



Üye Bilgileri
Rütbe : KD Yönetici
Nereden : İstanbul
Yaş :22
Mesaj Sayısı : 330
Açtığı Toplam Konu: 74
Katılım Tarihi : Jul 2007
Durum : Çevrimdışı
Rep Ver :
Rep Puanı : 35
Mesaj: #6
Cvp: Bel Fıtığı

Eğer İstanbul'a gelebilme gibi bir durumun varsa Çapa'yı önerebilirim.Maddi durumun varsa çok iyi özel hastanelerde var.Çapa'yı ve Alman Hastanesini bir araştır derim ben.


Gökyüzüne çizilmiş resimlere benzerdik,
Rüzgarın peşine takılan bir nefes gibiydik,
Kırdı dallarımızı fırtınalar boranlar,
Kaldı bahar çiçekleri üzerinde sevgimiz.
11-05-2008 07:44 PM
Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla


Night_Vision
KD Yönetici
******



Üye Bilgileri
Rütbe : KD Yönetici
Nereden :
Yaş :Belirsiz
Mesaj Sayısı : 207
Açtığı Toplam Konu: 71
Katılım Tarihi : Jul 2007
Durum : Çevrimdışı
Rep Ver :
Rep Puanı : 27
Mesaj: #7
Cvp: Bel Fıtığı

Geçmiş olsun arkadaşım sende ankara üniversitesindenmişsin.
Eğer ameliyatının çok fazla aciliyeti yoksa GATA da ameliyat olabiliyorsan orada ol derim. Güzel özel hatanelerde var ama seçerken dikkatli ol referanslarına bak tedavi olanlarla iletişime geçebilirsen daha iyi olur.


Suçluları affetmek, suçsuzlara verilmiş en büyük cezadır!

Birini tartarken diğer kefeye kendini koymak lazım herhalde.
11-05-2008 11:39 PM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
Night_Vision
KD Yönetici
******



Üye Bilgileri
Rütbe : KD Yönetici
Nereden :
Yaş :Belirsiz
Mesaj Sayısı : 207
Açtığı Toplam Konu: 71
Katılım Tarihi : Jul 2007
Durum : Çevrimdışı
Rep Ver :
Rep Puanı : 27
Mesaj: #8
Cvp: Bel Fıtığı

Bildiğim kadarıyla Teyfo başlığı açan teyfo arkadaşımızında fıtık ile ilgili problemi vardı o bayındır hastanesinde muayene olmuştu istersen iletişime geç.


Suçluları affetmek, suçsuzlara verilmiş en büyük cezadır!

Birini tartarken diğer kefeye kendini koymak lazım herhalde.
11-05-2008 11:42 PM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
teyfo
Forum Yönetici
*****



Üye Bilgileri
Rütbe : Forum Yönetici
Nereden : Ankara
Yaş :26
Mesaj Sayısı : 1,239
Açtığı Toplam Konu: 99
Katılım Tarihi : Jul 2007
Durum : Çevrimdışı
Rep Ver :
Rep Puanı : 90
Mesaj: #9
Cvp: Bel Fıtığı

Bel fıtıgı şakaya gelmeyecek kadar rısklı ve bır o kadar da onemlı bır hastalıktır. ilk etapta arkadasım sana tecrubelerıme dayanarak amelıyat onermıyorum eger fızık tedavı ıle duzeltılebılecek bır durum varsa fızık tedavı yardımı al eger cok ılerı duzeyse amelıyat ol.

mesala ben amelıyat derecesıne kadar ılermlemıs ve cok buyuk bır fıtık a sahıptım.nredeyse yuruyemıyordum her adım attıgımda ayagım cekıyordu.ama basarılı bır fızık tedavı ve duzenlı egzersızlerle bu fıtık ı en alt duzeye kadar ındırdım . eger bır sorun olursa bana ulaş hastane ve dıger aklında kalan sorulara yardımcı olurum =)


İnsAnin HaYaL güCü CeSaReTiNin SıNıRLarıNı AşAr...





BOYKOT

12-05-2008 03:29 PM
Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
sasmaz18
Forum Yönetici
*****



Üye Bilgileri
Rütbe : Forum Yönetici
Nereden : Balıkesir
Yaş :Belirsiz
Mesaj Sayısı : 616
Açtığı Toplam Konu: 254
Katılım Tarihi : Aug 2008
Durum : Çevrimdışı
Rep Ver :
Rep Puanı : 39
Mesaj: #10
Cvp: Bel Fıtığı

ben babamdan biliyorum felaket bi rahatsızlık.herkese acil şifalar.



VATAN SANA CANIM FEDA

25-08-2008 05:57 PM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
Cevap Gönder  Konu Gönder 

Benzer Konular
Konu: Yazar Cevaplar: Görüntüleme: En Son Mesaj
  Bel ağrısı çaresiz değil sasmaz18 0 161 25-08-2008 07:46 PM
En Son Mesaj: sasmaz18
  Bel ağrısının 10 nedeni hozeder 0 141 25-02-2008 10:42 PM
En Son Mesaj: hozeder
  Gençlerdeki bel ağrısını ihmal etmeyin azmiii 0 100 02-11-2007 12:59 PM
En Son Mesaj: azmiii

Yazdırılabilir Bir Versiyon Görüntüle
Bu Konuyu Bir Arkadaşına Gönder
Bu Konuya Üye Ol | Konuyu Favorilerime Ekle

Forum Geçişi


Webmaster azmiii - MyBBTürkçe Çeviri : KiNGW@LF-Yapımcı MyBB - © 2002-2010 MyBB Group - Protected by CBACK.DE